Şiddeti seri ölç
Konuşma, bilinç, solunum işi, hava girişi, periferik oksijen satürasyonu (SpO₂) ve dolaşım; aynı ölçütlerle her tedavi sonrası yeniden değerlendirilir.
Akut astımdan kritik astıma
İlk saatin eş zamanlı tedavisinden ileri bronkodilatörlere; noninvaziv ventilasyondan güvenli entübasyon, mekanik ventilasyon ve kurtarma desteğine uzanan pediatrik yönetim yolu.
Bu bulgu düzelme değil, yaşamı tehdit eden hava yolu obstrüksiyonu olabilir.
İnvaziv ventilasyonda öncelik yeterli oksijenlenme, uzun ekspirasyon ve dinamik hiperinflasyonun sınırlandırılmasıdır.
30 saniyede klinik çerçeve
Konuşma, bilinç, solunum işi, hava girişi, periferik oksijen satürasyonu (SpO₂) ve dolaşım; aynı ölçütlerle her tedavi sonrası yeniden değerlendirilir.
Oksijen gereksinimi, inhale salbutamol, ağır atakta ipratropium ve erken sistemik kortikosteroid birlikte yürütülür.
İlk yoğun tedaviye rağmen ağır bulgular sürüyorsa kritik astım düşünülür; çocuk yoğun bakım ekibi erken çağrılır.
İntravenöz magnezyum, sürekli bronkodilatör ve uygun hastada NİV; seri yanıt temelinde seçilir.
Düşük solunum sayısı, kısa inspiryum, uzun ekspirasyon ve kabul edilebilir hiperkapni; yüksek dakika ventilasyonundan daha güvenlidir.
Hasta başında değişmez ilke
Tanım ve karar
Tek bir süre, Pediatrik Solunum Değerlendirme Ölçeği (PRAM) puanı, PaCO₂ değeri veya kullanılan ilaç sayısı status asthmaticus tanısı koydurmaz.
Klinik kullanım
Yoğun ve uygun ilk tedaviye karşın ağır hava yolu obstrüksiyonunun sürdüğü; sürekli bronkodilatör, intravenöz yardımcı tedavi veya ileri solunum desteği gerektiren uzamış ağır astım atağıdır.
2025 çalışma tanımı
İki yaşından büyük ve 18 yaşından küçük çocukta, yatış gerektiren ve aralıklı inhale kısa etkili beta₂-agonist (KEBA) ile sistemik kortikosteroide dirençli olup sürekli KEBA, intravenöz bronkodilatör, heliox, noninvaziv ventilasyon (NİV), invaziv mekanik ventilasyon veya kurtarma desteği gerektiren tablodur.[1]
Konuşma kısıtlı, belirgin çekilme, azalmış hava girişi, hipoksemi; çocuk hâlâ uyanık ve solunum çabası güçlü.
Ajitasyonun ardından uykuya eğilim, yorulma, giderek azalan solunum sesi, paradoksal solunum, yükselen PaCO₂.
Bradikardi, ağır hipoksemi, belirgin bilinç baskılanması, hipotansiyon; ventilasyon ve dolaşım desteği geciktirilmez.
PRAM nasıl kullanılmalıdır?
İlk 60 dakika
Tedaviyi tamamlayıp sonra değerlendirmek yerine, ilk müdahalelerin her birinden sonra aynı klinik göstergeler yeniden ölçülür.
Hava yolu, solunum ve dolaşım; EKG ve SpO₂ izlemi; konuşma-bilinç, hava girişi ve çekilmeler. Anafilaksi, yabancı cisim, pnömotoraks ve pnömoniyi düşün.
Gerekiyorsa titre edilmiş oksijen; salbutamolü gecikmeden başlat. Orta-ağır/ağır atakta ipratropium ekle; sistemik steroid ver.
Salbutamolü şiddet ve yanıta göre yinele veya sürekli nebülizasyona geçir. EKG, kan basıncı ve metabolik yan etkileri izle.
Belirgin düzelme yoksa çocuk yoğun bakım görüşü, intravenöz magnezyum ve uygun solunum desteği; tanı ve komplikasyonları yeniden değerlendir.
Oksijen hedefi neden tek sayı değildir?
Tetkik ne zaman gerekir?
Adrenalin ne zaman gerekir?
Farmakolojik basamaklar
Dozlar eğitim amaçlıdır. Ürün konsantrasyonu, ruhsat bilgisi, yerel çocuk acil/yoğun bakım protokolü ve hastanın eşlik eden hastalıkları her uygulamadan önce doğrulanmalıdır.
Bronş düz kasındaki β₂-reseptörleri uyararak siklik adenozin monofosfatı artırır ve hızlı bronkodilatasyon sağlar.
İlk seçenek bronkodilatördür. Hafif–orta atakta basınçlı ölçülü doz inhaler ve ara parça tercih edilir; ağır atakta aralıklı veya sürekli nebülizasyon uygulanabilir.
Aralıklı: 0,15 mg/kg nebülize (en az 2,5 mg; en çok 5 mg) veya şiddete göre 100 mikrogram/püskürtme üründen 4–10 püskürtme. Sürekli: yaklaşık 0,15–0,5 mg/kg/saat; birçok merkezde azami 10–20 mg/saat.
Kalp hızı, diyastolik kan basıncı, potasyum, glukoz ve laktat. Tedaviye bağlı tip B laktat artışı, kompansatuvar takipneyi kötüleşen bronkospazm gibi gösterebilir.
Salbutamol dozları ve sürekli uygulama aralıkları kılavuzlar ile merkez protokolleri arasında değişir; uygulama emri mg, mL, konsantrasyon ve hız bilgilerini birlikte içermelidir.[1],[3],[4]
Muskarinik reseptörleri engelleyerek vagal bronkokonstriksiyonu azaltır; salbutamole ek bronkodilatasyon sağlar.
Orta-ağır ve ağır atakta, ilk 60–90 dakikada salbutamole eklenir. Düzelme sonrasında servis tedavisinde veya taburculukta rutin sürdürülmez.
Nebülize 250–500 mikrogram; yaşa ve ürüne göre yerel protokol dozu, 20–30 dakikada bir ilk üç uygulama.
Tek başına kurtarıcı değildir. Gözle teması önleyin; glokom riski bulunan hastada maskenin oturuşuna dikkat edin.
Hava yolu inflamasyonunu, ödemi ve geç faz yanıtını baskılar; etkisi gecikmeli olduğu için erken verilmelidir.
Orta-ağır ve ağır atakta ilk saat içinde. Enteral yol uygunsa intravenöz yola üstünlük tanınır; kusma, enteral alamama veya yaklaşan solunum yetmezliğinde intravenöz metilprednizolon seçilir.
Prednizolon/prednizon 1–2 mg/kg/gün, azami 40 mg/gün, çoğunlukla 3–5 gün. Metilprednizolon dozu yerel yoğun bakım protokolüne göre düzenlenir.
Bronkodilatör değildir; salbutamolün yerine geçmez. Tekrarlayan dozlarda glukoz, kan basıncı ve enfeksiyon riski göz önünde bulundurulur.
Kalsiyum girişini azaltarak bronş düz kasında gevşemeye katkı sağlar; sinir-kas iletisini ve damar tonusunu da etkiler.
Yoğun ilk tedaviye yaklaşık bir saat içinde yeterli yanıt vermeyen orta-ağır/ağır atakta ilk intravenöz yardımcı bronkodilatör olarak düşünülür.
25–75 mg/kg; uygulamada çoğunlukla 50 mg/kg, azami 2 g, 20–30 dakikada intravenöz infüzyon.
Hızlı puşe uygulanmaz. Kan basıncı, kalp hızı, solunum, refleksler, böbrek işlevi ve idrar çıkışı izlenir. Ağır böbrek yetersizliği, hipotansiyon veya belirgin nöromüsküler güçsüzlükte bireysel risk değerlendirilir.
Tek doz intravenöz magnezyum için kanıt, uzamış infüzyondan daha güçlüdür. Uzamış infüzyon yalnız seçilmiş yoğun bakım hastasında, düzey ve toksisite izlemiyle değerlendirilir.[1],[3],[6]
İnhale ilacın ağır obstrüksiyon nedeniyle distal hava yollarına ulaşamadığı durumda sistemik β₂-uyarı sağlar.
Sürekli inhale salbutamol, steroid ve magnezyuma karşın ağır obstrüksiyon süren seçilmiş yoğun bakım hastasında; çocuk yoğun bakım uzmanı gözetiminde.
Terbutalin için örnek: 10 mikrogram/kg yükleme, ardından 0,1 mikrogram/kg/dakikadan başlayarak yanıta göre titrasyon; bildirilen üst sınırlar merkeze göre değişir.
Taşikardi, aritmi, hipokalemi, hiperglisemi, laktat artışı ve diyastolik hipotansiyon. Sürekli EKG, kan basıncı ve metabolik izlem gerekir.
Fosfodiesteraz baskılanması ve adenozin antagonizması yoluyla bronkodilatasyon sağlar; terapötik aralığı dardır.
Rutin önerilmez. Diğer tedavilere dirençli, yaşamı tehdit eden seçilmiş olgularda ancak yerel deneyim ve ilaç düzeyi izlemi varsa değerlendirilebilir.
Kullanılacaksa: yakın zamanda teofilin almamış hastada 5 mg/kg yükleme yaklaşık 20 dakikada; ardından çoğunlukla 0,5–0,9 mg/kg/saat. Sıklıkla kullanılan serum hedefi 10–20 mikrogram/mL’dir.
Yakın zamanda teofilin/aminofilin kullanımı bilinmiyorsa düzey görülmeden yükleme yapılmaz. Bulantı, kusma, taşikardi, aritmi ve nöbet toksisite bulgularıdır.
N-metil-D-aspartat reseptör antagonizmasıyla sedasyon ve analjezi sağlar; sempatomimetik ve olası bronkodilatör etkileri vardır.
Bronkodilatör olarak rutin ikinci basamak ilaç değildir. En güçlü kullanım gerekçesi, entübasyon gereken ve hemodinamik kırılganlığı bulunan ağır astım hastasında indüksiyondur.
Entübasyon indüksiyonu için çoğunlukla 1–2 mg/kg intravenöz. Bronkodilatör infüzyon şemaları araştırmalarda değişkendir ve rutin kullanım için yeterli kanıt yoktur.
Taşikardi, hipertansiyon, hipersalivasyon, kusma ve uyanma tepkileri; nadiren laringospazm. İndüksiyon dozu ile araştırma amaçlı bronkodilatör dozu birbirine karıştırılmamalıdır.
Nebülize magnezyum
Heliox
Antibiyotik ve sedatif
İleri solunum desteği
Cihaz seçimi yalnız SpO₂ değerine değil, solunum işi, hava girişi, bilinç, ventilasyon ve hemodinamik duruma dayanır.
Hipoksemi veya standart oksijene rağmen sıkıntı bulunan, ventilatuvar yetersizlik gelişmemiş çocukta düşünülebilir. Bronkodilatör iletimini ve seri muayeneyi güçleştirmemeli; NİV ya da entübasyonu geciktirmemelidir.
Uyanık, hava yolunu koruyan, sekresyonlarını yönetebilen, hemodinamik olarak kararlı ve maskeyi tolere eden; standart tedaviye rağmen solunum işi süren çocukta deneyimli ekip gözetiminde denenebilir.
Arrest/peri-arrest, ilerleyen bilinç bozukluğu, hava yolunu koruyamama, dirençli hipoksemi, NİV başarısızlığı, belirgin yorgunluk veya klinik kötüleşmeyle birlikte artan hiperkapni/asidozda uygulanır.
NİV denemesi zaman sınırlı ve hedefe yönelik olmalıdır
Entübasyon ve invaziv ventilasyon
Ağır astımda peri-entübasyon çöküşünün başlıca düzenekleri yüksek intratorasik basınç, venöz dönüşün azalması ve dinamik hiperinflasyondur.
Rutin ve uzamış nöromüsküler blokaj, özellikle kortikosteroidlerle birlikte kritik hastalık miyopatisi riskini artırabilir; yalnız açık endikasyonla ve günlük yeniden değerlendirmeyle kullanılmalıdır.[4],[5]
Tidal hacim
Yaklaşık 5–6 mL/kg ideal vücut ağırlığı; aşırı hacim ve basınçtan kaçın.
Solunum sayısı
Düşük tut; bir sonraki soluk başlamadan ekspiratuvar akımın sıfıra dönmesini sağla.
İnspirasyon
Yüksek inspiratuvar akım ve kısa inspirasyon süresi; inspiryum/ekspiryum oranı çoğunlukla yaklaşık 1:4–1:5.
Basınç hedefi
Tepe basıncı dirençten etkilenir. Plato basıncını ve hemodinamiyi izle; plato çoğu yaklaşımda 25–30 cmH₂O altında tutulmaya çalışılır.
PEEP
Ekspirasyon sonu pozitif basıncı (PEEP) düşük-orta düzeyde ve kişiye göre ayarla; toplam PEEP ile ayarlanan PEEP farkı oto-PEEP’i gösterir.
Karbondioksit
pH ve hemodinami kabul edilebilirken izin verici hiperkapni, hava hapsini azaltmak için hızlı PaCO₂ normalleştirmesinden daha güvenli olabilir.
Ventilatörden ayırma, yaşamı tehdit eden dinamik hiperinflasyonda geçici tanısal ve tedavi edici manevradır; eş zamanlı olarak tüp sorunu ve tansiyon pnömotoraks dışlanmalıdır.[5]
Uzamış magnezyum infüzyonu
Kurtarma tedavileri
İzlem, basamak azaltma ve sonlandırma
Sürekli KEBA, intravenöz yardımcı bronkodilatör, NİV/YANK, artan oksijen gereksinimi, hiperkapni, bilinç değişikliği veya ilk 1–2 saatte ağır bulguların sürmesi.[3]
Dört–altı saat sonra oksijen gereksinimi, PRAM ≥4 ya da orta-ağır sıkıntı, dört saatten sık bronkodilatör gereksinimi veya güvenli izlem/taburculuğu engelleyen koşullar.[3]
Oda havasında yeterli oksijenlenme, son bronkodilatörden 1–2 saat sonra en az sıkıntı/PRAM ≤3, belirgin hava girişi, dört saatten sık KEBA gereksinimi öngörülmemesi ve güvenilir aile planı.[3]
Ağır atak, günlük belirti yükünden bağımsız olarak gelecekteki riskin güçlü göstergesidir.[2],[3]
Bilgiyi klinik karara dönüştür
Her seçeneğin gerekçesini görün; NİV, entübasyon ve oto-PEEP kararlarını adım adım sınayın.
Kanıt ve erişim
Bağlantılar özgün kılavuz, kurum sayfası, PubMed veya tam metin makaleye yönlendirir.
Kritik astım tanımı; sürekli bronkodilatör, intravenöz tedaviler ve solunum desteğine ilişkin güncel öneriler.
Akut alevlenmenin değerlendirilmesi, oksijen, ilk tedavi, yeniden değerlendirme ve taburculuk çerçevesi.
PRAM, çocuk acil tedavi dozları, yoğun bakım ve taburculuk ölçütleri.
İlaçların etki mekanizmaları, ileri tedaviler ve yoğun bakım uygulamaları.
Entübasyon güvenliği, dinamik hiperinflasyon ve invaziv ventilasyon yaklaşımı.
Uzamış magnezyum infüzyonlarının dozları, güvenliği ve düşük kesinlikteki kanıtı.
Ketaminin bronkodilatör amaçlı kullanımında kanıt belirsizliği.
Akut astım değerlendirmesi, cihaz seçimi ve yaşamı tehdit eden tabloda yaklaşım.
NİV ve yoğun bakımda basamak azaltma için kurumsal örnek.
Türkiye’de akut alevlenme ve çocukluk çağı astım yönetiminin ulusal çerçevesi.
Bu içerik eğitim amaçlı kılavuzların karşılaştırmalı değerlendirmesidir; tek bir hastaya yönelik tıbbi talimat değildir. İlaç ruhsatı, ürün konsantrasyonu, yerel protokol, hastanın ağırlığı, böbrek/karaciğer işlevi ve eşlik eden hastalıklar uygulama öncesinde doğrulanmalıdır.